Betty Ong’un o sabah uçması gerekmiyordu.

Kız kardeşiyle Hawaii’ye yapacağı bir gezi için para biriktirmek amacıyla ek vardiyayı aldı; bu yüzden American Airlines Flight 11’de her zamanki birinci sınıf koltuğu yerine ekonomi sınıfında oturuyordu. Kalkıştan yirmi dakika sonra kokpitten yanıt gelmemeye başladı. Betty telefonu aldı ve kaydı duyan herkesi hâlâ şaşırtan bir sakinlikle her şeyi anlatmaya başladı: bıçaklanmış iki kadın meslektaşı, yolcuların arka tarafa yöneldiğini, hava korsanlarının koltuk numaralarını. 23 dakika boyunca telefonu kapatmadı.

Bu bilgiler, yetkililerin yaşananların boyutunu anlamasına yetecek kadar erken bir zamanda yere ulaştı. Saat 8:44’te iletişim kesildi. İki dakika sonra uçak, Dünya Ticaret Merkezi’nin Kuzey Kulesi’ne çarptı. Son kayıtta sesi, o gün kimsenin yanıtlamadığı bir soruyu tekrarlıyor: «Orada mısınız?». Yirmi beş yıl sonra, büyüdüğü ve şimdi adını taşıyan bir toplum merkezinin bulunduğu San Francisco’nun Chinatown semtinde, erkek kardeşi Harry sonunda ona yanıt verdi: evet Betty, hâlâ buradayız.

