Alzheimer o eve girmeden önce, bir düğün ve bir söz vardı.
Her sabah, kahvaltıyı hazırlarken aynı önlüğü takıyor: önünde düğünlerinden bir fotoğrafın basılı olduğu bir önlük. Bu bir heves değil. Bu, sevginin bir stratejisi.
Çünkü eşi artık onu her zaman tanımıyor. Alzheimer isimleri, tarihleri, bazen de karşısında duran adamın yüzünü çaldı. Ama her sabah, o önlüğe baktığında, bir şey aydınlanıyor: işte oradalar, genç, gülümseyen, sonsuza dek birlikte olmaya söz verdikleri gün.
Ve bir anlığına, hiçbir şeyi açıklamaya gerek kalmıyor. Fotoğraf onun yerine konuşuyor.

Kabullenebilirdi. Hastalığın, hikâyelerinden ne kadarının hayatta kalacağına karar vermesine izin verebilirdi. Bunun yerine, her sabah o sevgi kanıtını boynuna asıyor ve ona, sözsüzce, birbirleri için kim olduklarını hatırlatıyor.
Onunla yükümlülükten dolayı ilgilenmiyor. Onunla ilgileniyor çünkü artık kendisini seçtiğini her zaman bilmese de, onu seçmeye devam ediyor.
Bazı sevgiler rutinle solar. Bir de hafıza solsa bile parlamaya devam etmenin bir yolunu bulan sevgiler vardır. 💙🤍
