
19. yüzyıl İngiltere’sinde, fazla uyumak sadece can sıkıcı bir şey değildi — ücretinize ya da işinize mal olabilirdi. Ve çoğu işçi bir saat alamadığı için, bu işi başka birinin yapması gerekiyordu: knocker-upper’lar; şafakta sokaklarda dolaşıp uzun bambu sopalar, yumuşak çekiçler, hatta bezelye atan üfleme boruları ile pencerelere vuran, üst kattakini uyandırmadan yalnızca tek bir kiracıyı uyandıracak kadar hassas çalışan insanlar. 🪟
Bazıları turlarına sabah 3:00’te başlardı. Londra’nın East End bölgesinden Mary Smith, 1930’larda bu hizmet için haftada altı peni alıyordu. ‘Granny Cousins’ de Dorset, Poole’da aynısını yapıyor, 1918’e kadar bira fabrikası işçilerini uyandırıyordu. Viktorya dönemindeki birçok kadın için bu meslek alışılmadık bir şeyi temsil ediyordu: kendilerine ait ekonomik bağımsızlık. Charles Dickens onlardan 1861’de ‘Great Expectations’ta söz etti ve kayıtlara göre Whitechapel’de Jack the Ripper’ın ilk kurbanının cesedini sabah 3:45’te bulanlar da iki knocker-upper olmuştu. 😮
Meslek, elektriğin yayılması ve saatlerin ucuzlamasıyla birlikte 1920’lerden itibaren yavaş yavaş ortadan kayboldu. Bazı kasabalarda 1960s-1970s’e kadar varlığını sürdürdü. Bugün sabah 3’te pencerenize vuran şeye en yakın şey, telefonunuzdan gelen bir bildirimdir. ⏰
