Lionel Messi iki yıl içinde üç final kaybetti: 2014 Dünya Kupası’nda Almanya’ya karşı, 2015 Copa América’da ve 2016 Centenario Cup’ta, ikisinde de Şili’ye karşı. Sonuncusunun ardından mikrofonlara doğru yürüdü ve milyonların duyup da inanamadığı şeyi söyledi: «Milli takımla benim için her şey bitti. İnanılmaz ama bir türlü olmuyor.»

On yıllar sonra, ESPN’e verdiği bir röportajda Arjantinli yıldız, onu gerçekten o sınıra neyin ittiğini açıkladı. Bu sadece kaybetmenin acısı değildi. «Copa América’dan sonra söylenenler, saha dışındaki şeylerin her yöne çekilmesi yüzünden çok acı çekiyorduk. Çok fazla yalan vardı ve bunun ortasında ailelerimiz ve insanın sevdiği kişiler vardı; onlar da çok acı çekiyordu», diye itiraf etti. «Ağzımdan öylece çıktı. Yaşadığım her şeye artık daha fazla dayanamayacakmışım gibi hissettim.»

O zaman kimsenin hayal etmediği şey, titreyen bir sesle veda eden adamın sonunda geri dönüp Brezilya’ya karşı Copa América’yı kazanacağı ve Fransa’ya karşı Dünya Kupası’nı kaldıracağıydı. Trajedi gibi görünen o hikâye, futbolun en büyüğüne dönüştü.
