Callie sıradan bir köpek değil. İngiltere’nin Great Horwood kentinde günlerini, hiçbir insan gözünün göremeyeceği bir şeyi aramak için idrar kavanozlarını koklayarak geçiriyor.

Bir hücre kanserli hâle geldiğinde metabolizması değişir ve vücudun idrar yoluyla attığı uçucu organik bileşikler salgılar. Bunlar bizim için görünmez kimyasal izlerdir, ancak yüz milyonlarca koku alma reseptörüne sahip bir burun için değildir. Callie’nin devreye girdiği yer burasıdır: Medical Detection Dogs tarafından Open University ile birlikte eğitilen Callie, kör testlerde kolorektal kanser hastalarının idrarını sağlıklı insanlarınkinden ayırt eder.
Pozitif bir örnek bulduğunda, patileriyle yere vurarak sinyal verir. Kimse Callie’nin bir doktorun yerini almasını beklemiyor. Asıl değeri, ortaya çıkardıklarında yatıyor: Koku alma duyusu hastalığın moleküler örüntüsünü izole edebilirse, bilim insanları bunu tümör görünür hâle gelmeden önce erken, invaziv olmayan ve erişilebilir bir tanı testi tasarlamak için bir harita olarak kullanabilir.
