Spud hiçbir zaman yalnızca bir bekçi köpeği olmak istemedi.
The Scott Homestead’de bu Çoban Köpeği ve Border Collie melezi için görev açıktı: koyunları gütmek, düzeni sağlamak ve sürüyü uzaktan gözetmek. Ama içten içe, her zaman farklı bir şeyin hayalini kuruyordu — çayırdaki arkadaşlarının arasında bir koyun daha olmak istiyordu.
Çiftliğe, onu besleyecek ya da soğuktan koruyacak bir annesi olmadan yeni doğmuş bir kuzu geldiğinde her şey değişti. Spud’a ne yapacağını kimsenin öğretmesine gerek kalmadı. Sürü gütme içgüdüsünü bir kenara bırakıp yanına yerleşti; sanki küçüğün tam olarak neye ihtiyacı olduğunu biliyordu.
O zamandan beri onun her adımına eşlik ediyor, kimsenin onu rahatsız etmediğinden emin oluyor ve kendi kuzusuymuş gibi vücuduna yaslanarak yatmasına izin veriyor. Spud için çoban olmak hiçbir zaman yalnızca bir çiftlik işi değildi — bu, bu canlının kendini güvende hissedebileceği bir yuva olmadan bir daha asla bırakılmayacağına dair bir sözdü.
