Birkaç yıl önce, Raúl Jiménez kafatası kırığıyla ve geleceği tamamen belirsiz bir halde bir hastanede yatıyordu. Doktorlar temkinli konuşuyordu. Ailesi nefesini tutmuş bekliyordu. Ve yine de Meksikalı forvet ayağa kalkmayı, riskli bir ameliyat geçirmeyi ve kendi bedenine yeniden güvenmeyi seçti.
O zaman kimsenin bilmediği şey, iyileşme sürecinin bir söz taşıdığıydı. Bu sürecin her adımında yanında duran babası, ondan tek bir özel hayal istemişti: Dünya Kupası’nda gol atmak. Dünya Kupası başlamadan üç ay önce, babası bunu göremeden hayatını kaybetti. Ama Raúl unutmadı.
Güney Afrika’ya karşı, Meksika’nın açılış maçında, top ağlara gitti. Ve Jiménez tribünlere ya da takım arkadaşlarına dönerek kutlamadı — bir zamanlar kırılmış olan başıyla, gözyaşları içinde, yukarıya bakarak kutladı. Bazen hayat, iyileşmenin sadece hayatta kalmak olmadığını bize hatırlatmayı büyük bir hassasiyetle seçer. İyileşmek; geri dönmek, yerine getirmek ve bazı sözlerin ölümle bile silinmediğini kanıtlamaktır.
