Vücudun asla unutmadığı ameliyatlar vardır. Marsupializasyon da bunlardan biridir: yirmilik dişler yalnızca düzgün şekilde çıkmamakla kalmayıp aynı zamanda kendi etraflarında bir kist oluşturduğunda başlayan, siz fark etmeden çenenizin içinde sessizce büyüyen, sıvı dolu bir keseyi içeren bir işlem.

Cerrah kiste hassas bir kesi yapar, biriken tüm sıvıyı boşaltır ve ardından sezgilere aykırı görünebilecek bir şey yapar: kapatmak yerine, kist duvarının kenarlarını doğrudan çevredeki deriye diker. Sonuç, vücudun kendisinin bir parçası olarak kabul ettiği açık, işlevsel bir keseciktir; bir tür cerrahi cep. Amaç, kistin yeniden sıvıyla dolmasını önlemek ve dışarıya sürekli olarak drene olmasını sağlamaktır.

Bu işlem küçük cerrahi olarak sınıflandırılır, ancak ameliyat sonrası döneme ait görsel kayıtlar başka bir hikâye anlatır: açıkta kalan doku, görünen dikişler, artık bildiğiniz beden geometrisi olmayan bir yapı. Kistin yirmilik dişi tamamen çevrelediği durumlarda, marsupializasyon daha sonra yapılacak bir çekimden önceki adım olabilir ya da kist sürekli drenaja iyi yanıt verirse kesin çözüm olabilir.
